8 Kasım 201

  TR AR

ANA SAYFA

 
Cemaleddin Hocaoğlu
 
M.Metin Müftüoğlu
 

E-Mail

Kitaplar:

Hilafet ve Halife

Beyyine - 1 -

Beyyine - 2 -

Beyyine - 3 -

Beyyine - 4 -

Hakimiyyet -5 -

M.Kemal (Bilgiler)

LAİKLİK

 

8 Kasım 20185610 dan beri

 

H U T B E L E R

HUTBE: 14-

 Hutbemizin mevzuu:

NASIL YAŞARSANIZ ÖYLE ÖLÜRSÜNÜZ!..

Aziz Mü’minler!
Yaratılış gereği dünyaya gönderilen insanoğlu, yaşamak hakkıyla beraber gönderilmiştir. Dolayısıyla bu yaşayışın gayesini bilmek, yaşamak kadar önemlidir.

Nitekim insanı diğer canlılardan ayıran en büyük özellik, bilmeye ve düşünmeye sevk eden akıldır. Bu sebeple yüce Allah, Kur’an’ın sayısız ayetlerinde akla vurgu yapmaktadır.


‘‘Efe Lâ Tezekkerûn‘‘ = Artık, hâlâ tezekkür etmez -düşünmez- misiniz?‘‘; ‘‘Az da olsa düşünüp ders, ibret ve öğüt almayacak mısınız?‘‘


Düşünmeye sevk eden diğer ayetler ise şu mealdedir:
‘‘Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için ibretler vardır.‘‘; ‘‘İbret alasınız diye…‘‘; ‘‘Gerçekten Biz, bilen bir toplum için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.‘‘; ‘‘Bu misalleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.‘‘; ‘‘Ey Muhammed! Sana indirdiğimiz bu kitap mübarektir; ayetlerini düşünsünler, aklı olanlar da öğüt alsınlar.‘‘
Aklın en büyük özelliği ise; kalp ve nefs üçgeniyle birleşip, yaratılış gayesine uygun olarak bedenini yönetebilmesidir.


Başka bir açıdan bakıldığında yaşamak; nefes alıp vermek, yemek-içmek, gezip-tozmak gibi şeylerle sınırlandırılırsa, aynı şeyleri hayvanların da yaptıklarını unutmamak gerekir.
Yaşamak ve ölmek! Yaşamanın ardından ölmek! Nasıl yaşanılırsa öyle ölmek!
İyi insanların iyi; kötü insanların da, kötü yolda ölmeleri muhtemeldir. Bu bakımdan, iyilik yapmayı görev bilen bir insan iyilikleriyle, kötülük yapmayı meslek edinmiş bir insan da, kötü amelleriyle gömülür. Ölümün dik yüzünde ölümsüzlük vardır. Yani bir daha ölmemek üzere ölmek. Bu dünyada bir insan hangi hâl üzere yaşamışsa, o hâl üzere ölecektir.
Yüce Rabb’imiz; iyilikle yaşayan kullarına dünya ve âhiret müjdesi verirken şöyle buyuruyor: ‘‘Erkek olsun, kadın olsun; kim mü’min -imanl- olarak sâlih bir amel işlerse, (iyi ve güzel harekette bulunursa); artık ona (dünyada) elbette hoş-güzel bir hayat yaşatacağız!
Ve muhakkak onlara (âhirette); yapmakta oldukları amellerin daha güzeli ile mükâfâtlarını vereceğiz!‘‘ (Nahl Suresi; Ayet, 97)


Değerli müslümanlar!
Hakkı, hakikati, adaleti, birlik ve beraberliği, insanlığı, Allah için sevmeyi ve Allah için buğz etmeyi kendisine görev bilen bir insan, yaşantısında olduğu gibi, öldükten sonra dirildiği günde de, aynı heyecanı ve aynı duyguları taşıyacaktır.
Bozgunculuk, şirk, küfür, nifak, kötülük ve isyan üzere can verenler de, kendi duygu ve heyecanları ile dirileceklerdir.
Diriliş olur da hesap olmaz mı?
Hani dönem boyunca Okula giden talebeler dönem sonunda bir imtihana tabi tutulur, sorular sorulur, durumları değerlendirilir ya! Peki koca bir ömür hesapsız, sorgusuz-sualsiz bırakılır mı dersiniz?
Ağustos böceği ile Karınca kışın ne durumdalarsa, iyi ile kötü, zalim ile mazlum, haklı ile haksız da aynı duruma düşüp, ayrı ayrı hesap verirler.


Hakkın peşinde koşan ve o gün Mevlalarını kendi haklarında razı edenlerin yüzleri gülerken; batılın ve küfrün peşinde koşup şeytanı sevindirenler, ‘‘Ah keşke toprak olsaydım da, bu günleri görmeseydim‘‘ diyeceklerdir. (Nebe Suresi; Ayet, 40)
Muhterem cemaat!
İçinde bal taşınan çanak kırılınca taşıyıcısının üzerine bal dökülür. İçinde zehir taşınan çanak kırılınca, taşıyıcısının üzerine zehir dökülür. Bu dünyada bal taşıyanlar ballarıyla, zehir taşıyanlar da zehirleriyle anılırlar.
Er ya da geç, ölümün gül yüzüyle tanışacak her insan, şu Nebevî fermanı aklından çıkarmasın:
‘‘Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz. Nasıl dirilirseniz öylece haşrolunur (hesap verir)siniz!‘‘
(Hadis-i Şerif)


Hz. Ömer Efendimiz de şu veciz ifadesiyle bir mü’min olarak nasıl olmamız gerektiğinin altını çiziyor: ‘‘İnandığı gibi yaşamayanlar, yaşadığı hayata (alışkanlıklarına) inanmaya başlar!‘‘ Müslüman bir kimse; nasıl iman edilmesi ve inanılması gerekiyorsa o şekilde inanıp iman etmeli ve emrolunduğu ve olması gerektiği gibi de dosdoğru, dürüst olmalıdır.


Allah’ın kelamı olan Kur’an’ı, Resulullah’ın tatbikatı olan sünneti; İcma-i Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha’yı hayatlarının kaynağı, rehberi ve ölçüsü edinenlerden olma ümidiyle!


Yüce Rabb’imiz bizleri salih amellerle kendi rızası doğrultusunda yaşayan kullarından eylesin.

Amin!



HUTBE - 1 "Fatiha" suresidir

HUTBE - 2   Kur'an-ı Kerim'e göre insan

HUTBE: 3-
İmandır

HUTBE: 4- Kâfirlerdir

HUTBE: 5+6 Münafıklardır

HUTBE: 7- Tevhid

HUTBE: 8-
İman ve kanundur

HUTBE: 9- İslam'ı tebliğdir.1

HUTBE: 10 -
 İslamı tebliğdir.2

HUTBE: 11-
HİCRİ TAKVİMİN ÖNEMİ!..

HUTBE: 12-
Mü’minler Olarak Kainattaki Dayanışmayı Örnek Almalıyız!


HUTBE: 13-
12 EKİM 2004 TARİHİNİ UNUTMADIK!..


HUTBE: 14-NASIL YAŞARSANIZ ÖYLE ÖLÜRSÜNÜZ!..

HUTBE: 15-HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR!

HUTBE: 16-YÜCE KİTABIMIZ KUR’AN!

HUTBE: 17-Haberi araştırmaktır


 
   
www.seriat.net. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz