Avrupa'daki ve Anadolu'daki müslümanlara çok mühim bir ikaz ve

BÝR FETVA

"Durmuþlar da cahiliyet devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kimmiþ Allahdan daha güzel hüküm verecek? Fakat bunu yakîn þanýndan olan bir kavim anlar."

(Maide, 50)

Ayet-i kerimenin tefsir ve tahlili:

Bu böyle iken (x ýÐZ â©Z) o ilm-ü din iddiasýnda bulunanlarýn Allahýn hükmüne razý olmayýp da -meyl-ü müdahene, garazkârlýk, müsavatsýzlýk gibi haksýz davaya tabi- cahiliyet hükmü, cahiliyet kanunu mu istiyorlar? (FZã ãZ ãz) Halbuki hükm-ü hakimiyeti Allahdan daha güzel kim vardýr? Allahýn hükmünden daha güzel hangi hüküm, Allahýn hükmüyle hüküm eden hakimden daha güzel hüküm edecek hangi hakim tasavvur olunur?

Fakat bu istifham herkese deðil (xÂÀÂ wÂ) iykan sahibi olan kimseler, gerçek olan hak cemaatler içindir. Bunu ancak ehl-i iykan takdir eder. Yoksa küfrü reyb içinde bulunanlar, kalplerinde maraz olanlar, bir zalimin haksýz hükmüne daha güzeldir demekten çekinmezler.

Rivayete göre bu ayet, Beni Nadýr ile Beni Kureyza yahudiler beynindeki katl vakasýndan dolayý Aleyhisselatü Vesselamdan hüküm talep etmeleri ve tarafý risaletten müsavat ile hükmedilmesi üzerine Beni Nadýrýn bu müsavat hükmüne razý olmýyarak cahiliye adeti vechiyle tefadul sevdasýnda bulunmalarý sebebiyle nazil olmuþtur.

Bu sebeple nazaran yahudilerin Þira-i Ýslama, Hükm-i Muhammediye iman ve ittiba etmemekle yalnýz Kurana ve Muhammed Aleyhisselama deðil, kendi dinleri ve kitaplarý olduðunu iddia ettikleri Tevratý ve Þeriat-ý Musayý dahi tanýmayýp alel-ýtlak hükm-i ilahîye küfrederek cahiliye ahkâmý peþinde koþmak istediklerini beyan ve isbat ile hem iman iddialarýna raðmen küfür, hem ilm-ü þerafet iddialarýna raðmen cehalet ve fýsk ve istihkaký azab ile muaheze eylemiþ ve -sebebin hususiyetiyle beraber mefhumun umuma- nazaran da bu hükmün yalnýz yehuda mahsus olmayýp, nasara vesaire hakkýnda da böyle olduðunu ve binaenaleyh Þira-i Ýslamýn þeriat-i amme ve minhacý küll olup bunu tanýmayan yehud ve nasaranýn kendi din-ü þeriatlerini de tanýmamýþ olacaklarýný anlatmýþ ve bu suretle müslümanlarýn beynel-ümem vazifelerindeki þümulün ehemmiyetini göstermiþtir. (Hak Dini Kuran Dili)

Ýþte gördünüz, ayet-i celilenin tefsir, tahlil ve sebebiyetini!

Nüzul sebebi her ne kadar yahudiler hakkýnda ise -sebebin hususiliði, mefhumun umumiliðine mani deðildir- kaidey-i fýkhýyye fehvasýnca, kýyamete kadar gelecek müslümanlara da þamildir.

Cahiliyet:

Þöyle ki; Bu mevzu ile ilgili Rahmetli Halifemiz Cemaleddin Hocaoðlunu dinleyelim:

"Cahiliyetin gerçek manasý, bu ayette tesbit ve tahdid ediliyor. Cahiliyet, insanýn insana hükmetmesidir. Çünkü o, kullarýn kullara kulluðudur. Allahýn kulluðundan uzaklaþmaktýr. Onun ulûhiyetini reddetmektir. Allahý býrakýp bazý insanlarýn ulûhiyyetini kabul etmek ve onlara kul olmaktýr.

Bu ayete göre cahiliyet, muayyen bir zamana mahsus deðildir. O, bir durum, bir vaziyettir. Bu durum, dün mevcut olduðu gibi, bugün de yarýn da olur. Ýþte o zaman, Ýslama karþý olarak o cahiliyet ismini alýr.

Ýnsanlar, ya Allahýn þeriatý ile hükmederler, onu kabul edip kendilerini ona teslim ederler ve Allahýn dinine girerler. Veya kul yapýsý bir sistemi tatbik ederler, onu kabul ederler ve cahiliyet bataklýðýna düþerler. Onlar, kimin hükmünü tatbik ediyorlarsa, onun dinindedirler, Allahýn deðil!.. Cahiliyet hükmünün arandýðý yerde Allahýn hükmü aranmaz. Ýlahî þeriatýn terk edildiði yerde cahiliyet prensibi bulunur ve yaþanan hayat da cahiliyet hayatý olur.

Ýþte yollarýn ayrýlýþ noktasý burasýdýr. Allah insanlarý bu noktada durdurur, sonra serbest býrakýr.

Sonra cahiliyet hükmünü arayanlara inkârî, fakat Allahýn hükmünün üstünlüðü için takriri bir sual serdediliyor:

"Yakinen bilen bir millet için Allahtan daha iyi hüküm veren kim vardýr?"

Evet!.. Allahtan daha iyi hüküm veren kimdir?

Ýnsanlar için nizam vaz etmek ve onlarla hükmetmek iddiasýna kalkýþanlar, Allahýn nizamýndan daha hayýrlý bir nizam, Onun hükmünden daha mükemmel bir hüküm meydana getirebilirler mi?

Hangi delil böyle büyük bir iddiayý sürdürebilir?

Ýnsan; insanlarý, insanlarýn yaratýcýsýndan daha iyi tanýdýðýný iddia edebilir mi? Ýnsanlara, insanlarýn Rabbinden daha merhametli olduðunu söyleyebilir mi? Ýnsanlarýn faydasýný insanlarýn ilâhýndan daha iyi bildiðini ileri sürebilir mi? Son þeriatýný ve son Peygamberini gönderen, onu peygamberlerin sonuncusu, risaletlerin sonuncusu, þeriatýný da ebedî kýlan Allahýn, þartlarýn deðiþeceðini, ihtiyaçlarýn yenileneceðini, karýþýklýklarýn vuku bulacaðýný bilmediðini iddia edebilir mi? Gönderdiði þeriatta bunun hesabýný yapmadýðýný, bu durumun o zaman Ona gizli olup (!) son zamanlarda insanlarýn bulduðunu söyleyebilirler mi?

Allahýn þeriatýný hayattan uzaklaþtýran, onun yerine cahiliyet hükmünü ikame eden, kendi arzusunu veya herhangi bir milletin arzusunu veya herhangi bir beþer neslinin arzusunu Allahýn hüküm ve þeriatýnýn üstüne çýkaran insanlar, bunu diyebilirler mi?

Evet, bunu diyebilirler mi? Özellikle müslüman olduklarýný iddia eden insanlar, böyle bir iddiada bulunabilirler mi?

Þartlar, karýþýklýklar, insanlarýn isteksizliði, düþman korkusu. Bütün bunlar, Allahýn ilmi dahilinde deðil midir? O, müslümanlara, aralarýnda ilahî þeriatý ikame etmelerini, Onun nizamýna uymalarýný, indirdiði hükümlerin bir kýsmýndan bile vazgeçmemelerini emrediyor!

Geçici ihtiyaçlarýn, yenilenen durumlarýn, ekseriyet hallerinin istiabýndan Allahýn þeriatý kusurlu mudur? Bütün bunlar, Allahýn ilmi dahilinde deðil midir? Buna raðmen O, insanlarý sakýndýrýyor ve þiddet gösteriyor.

Müslüman olmayan insan, dilediðini söyleyebilir. Ama ya müslüman? Yahut müslüman olduðunu iddia eden? Bütün bunlarý söyler de, yine de müslüman kalabilir mi? Ýslamýn bir zerresini üzerinde taþýyabilir mi?

Ýþte yollarýn ayrýlýþ noktasý. Orada herkes ihtiyarýna sahiptir. Orada münakaþa ve mücadeleye lüzum yok.

Ya Ýslam, ya cahiliyet... Ya iman, ya küfür... Ya Allahýn hükmü, ya cahiliyetin hükmü...

Allahýn indirdikleri ile hükmetmeyenler kâfirlerdir, zalimlerdir, fasýktýrlar. Allahýn hükmünü kabul etmeyenler mümin deðildirler.

Bu mesele, müslümanýn vicdanýna kesin ve açýk bir þekilde yer etmelidir. Kendi zamanýnda, insanlara onun tatbiki hususunda tereddüde düþmemelidir. Bu hakikatin muktazasýna, dost ve düþman herkese icra edilen bu tatbikatýn neticesine teslim olmaldýýr.

Bu mesele, bir müslümanýn vicdanýnda kesinlik derecesine ulaþmazsa, o insanýn düzeni bozulur, nizamý karýþýr, vicdanýnda hak ve batýlý tefrik edemez, doðru yolda tek adým bile atamaz...

Hülâsa: Beþerî kanunlar, haysiyet ve þeref kýrýcý olduðu gibi, insaný kula kul yapar. Allah kanunlarý ise, insaný yaratanýna kul yaparak onun haysiyet ve þerefini daha da yükseltir." (Ýslamýn Temel Hükümleri)

Muhterem müslümanlar!

Kuran, Ýslam nizamýnýn dýþýndaki bütün sistemleri cahiliyet ismiyle isimlendiriyor. Bunlarýn sayýlarý çoktur.

Yalnýz iki tanesini söyleyeyim:

1- Komünizm nedir? Cahiliyet sistemidir.

2- Demokrasi nedir? Cahiliyet sistemidir.

-Ýþte günümüzün cahiliyet sistemleri de bunlardýr.

-Bunlar ayný zamanda günümüzün putlarýdýr. Ve elhamdülillah komünizm putu yýkýldý.

-Þimdi ayakta kalan ve tek put olan demokrasidir, demokrasi putudur!

-Ve komünizmden de daha tehlikelidir!

-Sistem olarak Ýslamýn karþýsýndadýr.

Partiler nedir?

-Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarýndan bir tanesidir.

-O halde particilik de bir cahiliyet sistemidir ve ayný zamanda particilik de bir puttur.

-Hem de günümüzün putlarýndan bir tanesidir.

-Ýslam tas tamamdýr. Ne fazlalýk kabul eder, ne de eksiklik...

-Ýslamda olmayan bir þey kendisine mal edilemez.

-Ýslamda parti yoktur!

-Parti tefrikadýr.

-Parti bölücüdür.

-Parti, kardeþi kardeþe düþman eder.

-Parti, melek olan birisini þeytan, þeytan olan birisini de melek gibi gösterir.

-Bir insan hem müslüman, hem komünist olamaz!

-Yine bir insan hem müslüman, hem de demokrat olamaz!

-Yine bir insan hem müslüman, hem laik; hem laik, hem de müslüman olamaz!

-Allah bir göðüsde iki kalp yaratmamýþtýr!

-Bir müslüman demokrasinin koyduðu sandýk baþýna gidemez!

-Bir müslüman, o sandýða oy atamaz!

-Bir müslüman, demokrasiye göre aday olamaz!

-Bir müslüman, demokrasiye göre milletvekili olamaz!

-Bir müslüman demokrasinin þirk meclisine giremez!

-Bir müslüman þirk yeminini yapamaz.

-Ýslam demokrasiyi reddeder!

-Ýslam laik rejimle baðdaþmaz!

Merhum Halifemizin "Þirk Fetvasý"ný bir daha gözden geçirerek, üç kiþinin müþrik olduðunu hiç unutmýyalým:

1- Parlamenter; yani tüm milletvekilleri þirk meclisine girip taðut olduklarý için!..

2- Bunlarý (oylarýyla, mallarýyla) destekliyenler; taðutu destekledikleri için!..

3- Bunlar hakkýnda verilen fetvayý kabul etmeyenler; Ýslamýn verdiði hükme ters düþtükleri için!..

Bunlarýn üçünün de ne arkalarýnda namaz olur ne de tevbe etmeden ölürlerse namazlarý kýlýnýr. (Kendimizi Tekrar Tanýma)

Bir sual:

Eðer bir müslüman bunlarý yaparsa, onda müslümanlýk kalýr mý?

El-Cevab: Kalmaz! O kiþinin (aklý baþýnda ise) dini, imaný ve nikâhý gider. Artýk o müslüman deðildir, kâfir olmuþtur, mürted olmuþtur. Kestiði hayvanýn eti de yenmez, öldüðünde cenazesi kýlýnmaz. Bir köpek laþesi gibi çukura atýlýr.

Çünkü o ne müslümandýr, ne de ehl-i kitaptýr (bir kâfirdir)! Eðer tevbe-i nasuh ile tevbe etmeden ölürlerse, ebedî cehennemliktirler. Yani hiç cehennemden çýkmayacaklar, devamlý yanacaklar.

Bu bir fetvadýr! Kimse bu fetvanýn karþýsýna çýkamaz. Eðer çýkarsa, kendisi de ayný duruma düþer!

Kimseye bir düþmanlýðýmýz yoktur. Bilakis Avrupadaki ve Anadoludaki hatta bütün Ýslam âlemindeki müslümanlarý þirk hastalýðýndan kurtarmak için kendilerini dostça tedavi ediyoruz.

Manevî bir doktor olarak serumun en aðýr dozunu kullanýyoruz. Çünkü dost acý konuþur, fakat þifanýn ta kendisini söyler.

Eðer bunlarý söylemezsek Allah, kýyamet günü bizim aðzýmýza ateþten gem vuracak.

Ýþte hem kendimizi hem de sizi kurtarmak için bu fetvayý veriyor, baþta Anadolu müslümanlarý olmak üzere tüm dünya müslümanlarýný uyararak cahiliyet sistemi olan "Demokrasi"yi terk edip, Ýslam nizamýna ve Hilâfet Devletine teslim olup beyat etmeye çaðýrýyoruz. Vebal bizden gitmiþtir! Kimse ne dünyada ne de mahþerde yakamýza bu gerçekleri niye söylemediniz diye sarýlamaz. Ölürsek gözümüz arkada kalmaz!

Þahid ol Ya Rabbi!

Þahid olun Hilâfet Devletine baðlý gerçek müslümanlar!