..............

m 201

TR AR  DE
 



FETİH NEDİR?


Büyük hedefleri, büyük insanlar gerçekleştirir! Ama ne hale gelmişiz?!.

Müslümanlar Fatih'e mağlup olanlar zihniyetine mahkûm olmuşlardır.

Fethi, tarihimizi, bu ruhu veren İslam'ı tanımaya, öğrenmeye ve yaşamaya ne kadar muhtaç olduğumuz ortada değil mi?

Fatih'in nesline ve gönul Fatih'lerine hele hele günümüzde çok ihtiyaç var!


Sorumluluğumuzun farkında mıyız?


Muhammed Metin Müftüoğlu Hoca Efendi'nin

Hicrî
1441 Ramazan Bayramı Tebriği...

KURTULUŞ: ALLAH'IN VAADİ,

RESULÜ'NÜN MÜJDESİNDEDİR!..









................


Peygamber Yolu


Camilerimizi tedbirler eşliğinde açalım!

  • Girişte desenfekte
  • Seccadeler getirilecek
  • Mesafe zorunluluğu  1.50m
  • Maske zorunludur
  • Abdesthaneler kullanılmayacak
  • Yöresel tedbir kurallarına riayet edilecek!




BİR SUAL VE BİR AÇIKLAMA!..


Sual
: Korona Virüs (COVID-19) nedeniyle camilerde cemaatle namaz kılarken, salgının bulaşmaması ve korunma amaçlı olarak safların 1,5 metre aralıklı olması gerekiyor. Bu ortamda ve bu şekilde safların sık değil de, aralıklı, mesafeli olması caiz midir?


KANUN KOYMA ALLAH´A MAHSUSTUR

Beyyine 5 (Hakimiyyet)

ĺslam Dini Nedir ve Ne Değildir?

Yeni Dünya Düzeni mi?!.


Hareketimizin Temel Prensipleri




ORUCUN FAYDAL
ARI


RAMAZAN AYI VE ORUÇ IBADETI

Muhammed Metin Müftüoglu (Kaplan) Hocaefendi’nin Ramazan Tebrigi:
MÜBAREK RAMAZAN VE VECIBELERIMIZ!..


RAMAZAN AYI VE ORUÇ IBADET
I

RAMAZAN VE BAYRAMLAR HİLALE GÖREMİ YOKSA TAKVİME GÖREMİ?

.....

 


 

BİR SUAL VE BİR AÇIKLAMA!..

Sual: Korona Virüs nedeniyle başta Cuma namazı olmak üzere beş vakit namazın camilerde cemaatle toplu halde kılınması iptal edilebilir mi?

Cevap: Her meselede olduğu gibi, bu meselede de Müslümanlar olarak bizim kaynağımız ve ölçümüz bellidir, o da Kur'an ve Sünnettir. Söz konusu böyle bir salgın hastalık (Korona virüs) karşısında işin ehli olan kişilerin de bundan korunmanın yollarının öncelikle Hijyen ve temizliğe riayet edip, kalabalık ortamlardan uzak durmak olduğu vurgulanmaktadır. Bu yöndeki tedbir Peygamber Efendimizin sünnetine ve tavsiyesine de son derece uygundur.
Devam
ı



EY MÜSLÜMANLAR!



ĺslam'ın meselelerini saklamayın, tahrif edip de değiştırmeyin.

ĺslam'ın düşmanlarına yaranmak, yağçekmek veya talep ve arzularını yerine getirmek, makam ve mevki elde etmeyi, mevcut makam ve maasi elden kaçırmamayı göz önüne getirerek, taviz verir müsamaha gösterirseniz davayı kaybedersiniz!

Cemaleddin Hocaoğlu


KUDÜS ÜMMETİN NAMUSU VE ŞEREFİDİR!

,,YÜZYILIN ANLAŞMASI" BİR İHANET PROJESİDİR!

Tüm Müslümanları bu ihanet anlaşmasına somut adımlarla karşı çıkmaya davet ediyoruz.

EY MÜSLÜMAN MİLLETLER!

Geliniz, ırk renk, dil, bölge farkı gözetmeden bir araya gelelim.

Aramızdaki anlaşmazlıkları ve mezhep çatışmalarını bir tarafa bırakalım, küçük hesaplar peşinde koşmayalım. Kur´an ve sünnet etrafında birleşelim.

Bir ve beraber olalım. Güç ve imkânlarımızı birleştirelim.
Yüce dinimiz İlam´ın bizlerden istediği birliği, vahdeti sağlayalım.

Küdüs´ümüze, Mescid-i Aksa´mıza ve Filistin´imize sahip çıkalım!..

Kudüs´ü unutmayalım. Unutmak da, sessiz kalmak da ihanettir!.....


Cemaleddin Hoca Efendi´den uyarılar:

  • Âlimler sıradan kimseler değildir.

    Anlayışları
    , basîretleri, ferâsetleri ve cesaretleri ile diğerlerinden ayrılırlar. Âlimin en önemli görevi içinde bulunduğu toplumu bilgilendirmek ve Allah'ın rızasına uygun şekilde toplumu inşa etme hususunda ilmini, kalemini, zamanını, imkânlarını kısacası her şeyini seferber etmesidir.
    Âlim, ümmetin ileri gelen şahsiyeti demektir. Âlim, her hususta İslam'ın izzetini koruyan, İslam'ın hâkimiyeti için gayret sarfeden kimsedir.

    Âlim; yöneticiler zulüm ve adaletsizliğe sapınca onlardan ayrılan ve onlara karşı İslamî bir tavır takınan kimsedir. İslam âlimlerinin, Allah'ın emirlerini çiğneyen yöneticilere yaltaklık eden İsrailoğulları âlimlerinden ayrı bir özellik taşıması, İslamî izzetin gereğidir. Bu tavır İslam âlimlerinin takınması gereken bir tavırdır.

    Vefatının 24. Sene-i Devriyesinde kendisini hayır ve rahmetle andığımız merhum Hoca'mız Cemaleddin Hocaoğlu da ilmiyle amel eden, ferâset ve takva sahibi gerçek manada Peygamber varisi bir âlimdi.

    "Âlimlere de şefaat etme hakkı verilecektir." Hadis-i şerif fehvasınca Hoca'mızın şefaatına nail olmayı CenabHakk'tan dua ve niyaz ederiz!




    Güçlü Bir Devlet:

    Güçlü bir devlet, sağlam ve Rabbani cemaatlere, sağlam ve Rabbani cemaatler,
    sağlam ve Rabbani ailelere, sağlam ve Rabbani aileler de, sağlam ve Rabbani
    fertlere dayanır.

    Mantıki bir kaide: "O halde sağlam ve Rabbani bir devlet, sağlam ve
    Rabbani fertlere istinad eder!"

    Şunu da ifade edelim ki, Rabbani bir devletin, Rabbani fertleri, "batıl sistemler" ve
    "şeytani metodlar" takip edenlerin, taviz verenlerin, rejimle uzlaşanların kurslarında,
    okullarında, yurtlarında yetişmez.
    tun ve putçuların nezaretinde Allah erleri yetişmez.
    Yetişmesine de imkân ve ihtimal yoktur.

    Muhammed Metin b. Cemaleddin Müftüoğlu (Kaplan)
    Emir'ül-Mü'minin ve Halifet'ül-Müslimin


    Halka karşı terörü göze alan ve uygulayan, diktatör kasap M.Kemal:


    MÜSLÜMANLARIN ÇİLESİ BİTMİŞ; KÜFRÜN DE MİYADI DOLMUŞTUR!..

    Ahmed İbn-i Hanbel'in sened-i sahih'le rivayet ettiği Hadis-i Şerif:


    ''İçinizde Nübüvvet Allah'ın dilediği müddet devam edecek sonra kalkmasını murad ettiği vakit Allah onu kaldıracak. Sonra, Nübüvvet yolu üzere bir Hilâfet (Halifelik) olacaktır.

    Bu da Yüce Allah'ın dilediği zamana kadar devam edecektir. Sonra ısırıcı hükümdarlık olacak, Allah'ın dilediği müddet devam ettikten sonra kalkacak. Sonra zorba (cebrî bir idare) kurulacak, Allah'ın dilediği miktar hüküm sürecek sonra kaldırmayı murad ettiğinde kaldıracak.

    Sonra Peygamberlik yolu üzere (idare) Hilâfet olacak. Sonra Peygamber (s.a.v.) sustu!..''

    Beş devir:Hadis'i tahlil edersek karşımıza beş dönemli bir tablo çıkacaktır:

    1- Nübüvvet; Peygamberlik devri;

    2- Halifeler, Hülefa-i Raşidin devri;

    3- Isırıcı hükümdarlık devri (Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Anadolu Beylikleri ve Osmanlılar);

    4- Zorba ve dikta bir devir, (Anadolu da Cumhuriyet ve İslam âleminde diktatörlük devri);

    5- Başa dönen ve Peygamberlik devrini esas alan Hilâfet devri!

    Müslümanlar olarak, bu zillet ve perişanlıktan kurtulma, dünya ve ahiret saadetine mazhar olmak ancak Saadet ve Hülefa-i Raşidin devrine dönmekle mümkündür!

    Zulüm ve istibdat her zaman sürüp gitmez ve gidemez. Bir müddet meydanı boş bulur, at oynatır ve inkıraza uğrar, pili biter.
    Bugün İslam dünyası bu zulüm ve haksızlıkların acısını çekmektedir. İnşaallah bu acılar son acılar olacak ve müjdelenen günün doğuşu da pek yakın olacaktır.

    Uzun veya kısa beklenilen gün mutlaka gelecektir! Bunu göremeyen cahillere veya görmek istemeyen hainlere ne söylesek faydasızdır!

    Öyle bir günün arefesindeyiz ki, o gün için artık Müslümanların çilesi bitmiş, kâfirlerin de, zalimlerin de, müstekbirlerin de miyadı dolmuştur.


    İşte böyle bir günün arefesindeyiz ve o günün gelmesini yakından beklemekteyiz.


    RAHAT - HUZUR VE NEŞE İÇİN:

    GÖNÜLLER RAHAT OLSUN:
    GÜNLÜK ZİKİR İLE (Elhamdülillah-Salavat-La İlahe İllallah)


    EVLER HUZUR BULSUN:
    GÜNLÜK EV SOHBETLERİ İLE (Efendi-Hanım-Çocuklar)


    CAMİLER NEŞE İLE DOLSUN:
    HAFTALIK AİLE DERSLERİYLE (Bütün Cemaat)



    ALLAH YOLUNDA SEHADET VE SEHIDLIGIN ÖNEMI

    HUTBE: 11-HİCRİ TAKVİMİN ÖNEMİ!..

    HUTBE: 12-
    Mü’minler Olarak Kainattaki Dayanışmayı Örnek Almalıyız!


    HUTBE: 13-
    12 EKİM 2004 TARİHİNİ UNUTMADIK!..

    HUTBE: 14-NASIL YAŞARSANIZ ÖYLE ÖLÜRSÜNÜZ!..

    HUTBE: 15-HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR!

    HUTBE: 16-YÜCE KİTABIMIZ KUR’AN!

    HUTBE: 17-HABERLERİ ARAŞTIRMAK


    Yine bir seçim, yine şu kokuşmuş sistemi meşrulaştırma çabası!

    Yirmi altı sene boyunca Kemal-İnönü diktatörlüğü ve beş yüz bin Müslümanın katledilmesi (1924-1950).

    Elli üç senedir de demokrasi ve askeri ihtilaller ile zulüm ve uyuşturma! Bunun da ilerisinde,

    Anadolu İnsanını dinsizleştirme gayretleri (1950-2003).

    Son on beş senedir de, insanımızı sistemle barıştırma adına, uyuşturma avutma ve hıristiyanlıştırma gayretleri (2003-2018).

    Sistemin yeni tuzağı ise: İnsanımızı para tuzağına çekerek borçlandırıp, dinini, hürriyetini ve hüviyetini elinde almaktır.

    Halkımız bıktı artık kemalizm, demokrasi ve kapitalizm ´den.

    Denemeler bitsin artık son bulsun. Yok olsun kemalizm, onun düzenbazları ve oyunları!

    Seçimini yapanlara, demokrasiyi mi sunuyorsunuz?

    Vallahi de İslam, billahi de Şeriat!


    VAAZ-U NASİHATLAR ARSİV

    DEMOKRASİYİ TÜMÜYLE RED EDİP, ONA KÜFÜR DİYEMEYENLER..

    ZAMANIYLA BU KÜFÜR DÜZENİNE SICAK BAKAR, İLERİYE GİDEREK
    DEMOKRASİYİ İSLAM DİNİNDEN ZANNEDER, BİR ADIM İLERİ DE İSE,

    ABD´NİN DÜZENİNİ, ALLAH´IN ŞERİATIN´DAN ÜSTÜN GÖRMEYE BAŞLARLAR!


    Kemalist devlet güç ve hakimiyyetini Ümmet-i Muhammed'den değil,
    kafirlerden ve kafir güçlerden almaktadır!

    M. Kemal´in babası kim?

    (Ümmet Gazetesi, 15.09.1988)


    Anayasa´nın
    Ya İslam dinine uygun, Kur´an ve Sünnete uygun Müslümanların anayasasıdır!
    Ya da İslam dinine ters düşen, Müslüman olmayanların anayasasıdır!


    Erdoğan´ın anayasası demokratik ve laik bir anayasa olduğuna göre,
    temel yapısında, Kenan Evren´in anayasasında farkı yoktur.

    Demokratik düzeni ve laikliği savunanlar arasında fark olmadığı gibi:
    Birinin adı Evren´in anayasası olsun, diğerinin adı Erdoğan´ın anayasası olsun…

    İkisini de imanımız gereği red ve inkar ediyoruz!

    Bizler, Allah´ın Kur´an-ını kabul eder, Şeriat devletini hedefler ve sadece İslam anayasasını kabul ve tasdik ederiz.


    Bundan gayrisini ret ve inkâr ediyoruz.

     

    Bildiriler:

    ALLAH (cc)´I BİRLEYEN BİR MÜSLÜMAN, DEMOKRASİNİN BIR KÜFÜR DÜZENİ OLDUĞUNU İDRAK VE İKRAR ETMELİDİR!

    Bu
    hakikatı haykırmayanlar, ya bilmediklerinden veyahut da bilinçli olarak bu gerçeği söylemiyorlar.

    Bilmeyenlere sözümüz yoktur, hatayı ilk sırada kendimizden görmeliyiz, çünkü gereği şekilde tebliğ görevimizi yerine getiremediğimizden, bu durumdan mesuluz. Kendileri de hakikatları araştırmadıklarından dolayı bir o kadar sorumuludurlar.

    Bilinçli ve kasıtlı olarak bu gerçeği gizleyenlerin Hak Dinini, zalimlerin ve kafirlerin isteğine uygun yorumladıklarını görmekteyiz.

    İstedikleri, İslam dininin demokrasiyiküfrü- hoş gören, hak ile batılı birbirine karıştıran din halini almasıdır.

    Bunlar, zalimin (Amerika ve Avrupa´nın) bir gülücüğü uğruna (makam ve para), zulme çanak tutan liderler ve hocalardır.

    Onlara ve demokratlara kesin ve net cevabımız:

    DEMOKRASİ VE LAİK DÜZENİN İSLAMDA YERİ YOKTUR

  • İSLAM DİNİ LAİK REJİMLE BAĞDAŞIR MI ?
  • Dünyayı Fesada Veren ĺki Put
  • Laik düzen Türkiye´nin baş belası..
  • Demokrasi Simsarları
  • ĺki şey Arasında Tercih
  • ĺslam ve Demokrasi

    HABER / YORUM

  • İSLAM DİNİ LAİK REJİMLE BAĞDAŞIR MI ?
  • İSLAM HÜKÜMETİ VE İSLAM DEVLETİ
  • KAFİR ANAYASYA HAYIR!
  • KANUN KOYMA ALLAH’A MAHSUSTUR
  • Müslümanlar ve Hilâfet
  • Neden Şeriat?
  • TEK DÜŞMAN İSLAM!
     

    B İ L D İ R İ L E R


  • Hâkimiyyet –1-
  • Devlete Gidiş Yolu Parti mi, Tebliğ mi?
  • Batıl Sistemler ve Hocalar
  • Dünyayı Fesada Veren ĺki Put
  • Gençlere Tebliğ Mahiyetinde Açık Mektup
  • Devletsiz Bir ĺslam Dini Düşünülemez!
  • ĺki şey Arasında Tercih
  • Kendimizi Tekrar Tanıma!
  • Yeni Neslin Görevi

    VAAZLAR / V I D E O

  • TEŞHİS VE TEDAVİ
  • İKİ DİN VE BİZ
  • HAK VE BATIL


    ....................

    Duyuru:
    Sayfamız -www.seriat.net- ve -...özgürlük- sayfasından başka sayfalara itibar edilmeyecektir!



    Haftanın Sohbeti


    1 Sevval 1441 Bayram Sohbeti

    29 RAMAZAN 1441 Sohbeti

    27 RAMAZAN 1441 Sohbeti


    2020-05-01 Cuma Sohbeti


    2020-04-07 Beraat Gecesi


    "Evlerimiz Namazgah Olsun!"

     

     



    Türkçe (Avrupa) ,,,

     

    Türkçe (Türkiye)

     

    Almanca (Avrupa)


    Die ganze Zeitschrift DIA
    zum Download!

    İlahi/Marşlar

    Veciz Sözler Vaazlar


    LAİKLİK



    33.Senesini dolduran Hak Hareketi
    2

    _______________

    Hakk Yol Bir Tane!

     

    Fıkhi Meseleler